1792, İspanya... Katolik
Kilisesi gücünün ve iktidarının zirvesindedir. Fransa’da devrimin yol
açtığı kargaşa devam ederken, İspanyol Kilisesi ülkedeki düzeni
koruyabilmek için eski Engizisyon sistemini geri getirir. Buna öncülük
edenlerin başında, her ne pahasına olursa olsun iktidar isteyen kurnaz
rahip Lorenzo vardır.
Lorenzo’nun en yakın arkadaşı, kralların ve kraliçelerin portrelerini
çizen ünlü İspanyol ressam Francisco Goya’dır. Goya, güzel ilham perisi
Ines’in suçsuz yere hapse atılması ve Engizisyonda işkence görmesi
üzerine, rahip Lorenzo’ya gidip zavallı kızın hayatını bağışlaması için
yalvarır. Ama Lorenzo güç peşindedir ve Engizisyon’un arkasındaki asıl
güçlerin başıdır. Ines zindana atılır, işkence görür ve ölüme terk
edilir.

Aradan 20 yıla yakın bir süre geçer. Goya, yaratıcılığının doruğundadır
ama artık sağırdır, akıl sağlığı da yerinde değildir. İspanyol
Kilisesi’nce aforoz edildikten sonra Fransa’ya kaçan Lorenzo, bu kez
Napolyon rejiminin başsavcısı olarak ülkeye dönmüştür ve kendisini
İspanya dışına çıkmak zorunda bırakan herkesten intikam almak
niyetindedir.
Fransızların Engizisyon mahkemelerini yürürlükten kaldırması üzerine
tüm mahkumlar serbest bırakılır. Hapisten çıkanlar arasında Goya’nın
güzel ilham perisi Ines de vardır. Evine döndüğünde ailesinin
katledilmiş olduğunu gören Ines’in eski dünyasından geriye kalan tek
kişi yaşlı deli Goya’dır.
Goya, Ines ve Lorenzo tekrar bir araya gelir ve yıllarca saklanan sırlar ortaya çıkar...
“Guguk Kuşu” ve “Amadeus” filmleriyle Oscar kazanmış olan Milos
Forman’ın yönettiği “Goya’nın Hayaletleri”nin başrollerini Stellan
Skarsgrad (François Goya), Natalie Portman (Ines) ve Javier Bardem
(Lorenzo) paylaşıyor. Filmde başrol oyuncularına yan rollerde Randy
Quaid, Blancaa Portillo ve Michael Lonsdale eşlik ediyor. Senaryosunu
Milos Forman ve Jean-Claude Carriere’in birlikte yazdığı, 1792
İspanya’sında başlayan film, büyük İspanyol ressam Francisco Goya’nın
gözünden, politik sarsıntılar ve tarihsel değişimlerle dolu dönemin
kargaşasına yakalanmış bir grup insanın öyküsünü anlatıyor.
İspanyol Engizisyonu’nun son yıllarında başlayan filmin konusu,
Napolyon ordularının İspanya’yı işgali yıllarında devam ederek Fransız
ordularının yenilgisi ve Wellington’un güçlü işgal orduları tarafından
İspanyol monarşisinin restorasyonuna kadar uzanıyor. Senaryo yazarı
Jean-Claude Carriere’in filmle ilgili sözleri şöyle: “Bu tek başına
Goya’yı konu alan bir film değil, Goya’nın yaşadığı dönem İspanya’sını
anlatan bir film. Goya bu öyküye doğal olarak dahil olacaktı. Çünkü
Goya’nın yaşadığı yıllar aynı zamanda İspanya’nın en çalkantılı dönemi
oluşturuyordu. Fransız Devrimi sonrası, tüm dünyayı etkileyen ilginç ve
önemli bir zaman kesitidir. Özellikle de Avrupa tarihinin belki de en
önemli periyotlarından birisidir. Fransa o dönemde Avrupa’nın merkezi
kabul ediliyordu. Bu yüzden orada olup bitenlerin sonuçlarını ve de
Napolyon’un işgalinden sonra İspanya’yı nasıl etkilediğini görmek
ilginç olacaktı.”
Milos Forman bu dönemi biraz kendi yaşantısına benzettiğini söylüyor.
“O çok özel dönemin bana en çekici gelen yanları, çok sayıda paradoksu
barındırıyor olması ve çok fazla değişiklik yaşanmasıydı. Bir bakıma da
benim hayatımdaki değişimleri yansıtıyordu. Bildiğiniz gibi ben de önce
demokratik bir toplumda yaşadım, sonra Nazi işgalini, daha sonra
komünist yönetimi, ardından yeniden demokrasiyi gördüm. Tekrar
komünistler geldi, ardından bir kez daha demokrasiye kavuştuk.”
Vizyona Giriş Tarihi
14.09.2007
Türü
Dram
Ülke
ABD / İspanya
Süresi
ve Yapım Yılı
113 dakika - 2006
Yönetmeni
Milos Forman
Oyuncular
Javier Bardem
Natalie Portman
Stellan Skarsgård
Randy Quaid
Senaryo
Milos Forman, Jean-Claude Carrière
Müzik
Varhan Orchestrovich Bauer, José Nieto
Görüntü
Yönetmeni
Javier Aguirresarobe