Warning: Division by zero in /home/content/h/a/k/hakantiryaki/html/reklam/templates/ja_antares/index.php on line 40 Şantör (Quand J'étais Chanteur) - SinemaWeb Sinema Televizyon DVD Divx Haber ve Programları Haftanın Filmleri VizyondakilerSkip to content
50 yaşındaki Alain, Clermont-Ferrand şehrinde çok ünlü bir şantördür. Böylesi popüler
şarkıcıların sabahlara dek şarkı söylemediği geceler az olsa da, şehre
farklı bir hava getiren karaoke fenomeni yüzünden Alain gibi şarkıcıların nesli tükenmektedir. Ve Alain de, sahnedeki ömrünün
gittikçe kısalmasından endişelenmektedir.
Bir gece sahneden seyircilerine serenat yaparken kalabalığın içinden
sarışın güzel bir kız görür. İlerleyen zaman içinde bu kızla tanışmayı
başarır. Marian, Alain’a karşı son derece dikkatli davransa da, onun
cazibesine karşı koyamaz. Alain’in sesiz direnişini nihayet sonuca
ulaşır ve ikili çok geçmeden ilginç bir biçimde birbirlerine yaklaşır.
Ama Marian, Alain’in arkadaşı Bruno’nun gayri menkul şirketinde
çalışmaktadır ve Bruno da kıza ilgi duymaktadır.
Kariyeri sona ermek üzere olan yaşlı şantör Alain’in güzel Marian’a duyduğu ilgi, onu yeniden hayata bağlayacaktır...
Xavier Giannoli’nin yazıp yönettiği “Şantör”ün başrolünde, canlı ve
etkileyici performansıyla ünlü Fransız oyuncu Gérard Depardieu var.
Filmde Alain karakterini canlandıran Depardieu’ya başrollerde Cécile De
France (Marion) ve Mathieu Amalric (Bruno) eşlik ediyor. Filmde rol
alan diğer oyuncular arasında Christine Citti, Patrick Pineau, Alain
Chanone, Christophe, Camille de Pazzis ve Alain Kruger var.
Yönetmen Giannoli, müzik üzerine bir film yapma nedenini şöyle
anlatıyor: “Bugüne kadar yüzlerce müzik ve şarkı dinledim. Bir şarkı
dinleyince neler olur, neden beni etkiler, o müzik benim için neden
önemlidir gibi sorular üzerinde hep düşündüm. Sanırım herkes bu duyguyu
hissetmiştir. Çünkü bu evrensel bir duygudur. Bazı şarkıları dinlerken
ayaklarımın yerden kesildiğini hissetmişimdir. Bazı filmler de aynı
etkiyi yapar. Tüm çocuklar önce şarkı söyleyerek konuşmaya başlar.
Bildiğiniz gibi sinema da emekleme çağında “The Jazz Singer” ile şarkı
söyleyerek konuşmaya başlamıştı. ‘The Jazz Singer’ sesli çekilen ilk
sinema filmiydi. Bu yüzden önemliydi. Şarkı söylemek insan doğasının
bir parçası olduğu gibi, aynı zamanda sinemanın doğasının da bir
parçası.”
Giannoli filmin baş karakterleri arasındaki ilişkiyi ise şöyle
anlatıyor: “Alain Moreau’nun hayatı o güne kadar hep dans salonu
ışıklarının altında müzikle içiçe geçmiştir. Aşk hakkında şarkılar
söyleyen ama bu duyguyu yaşayamayan, yaşasa bile berbat ilişkileri olan
yalnız bir erkektir.
Marion genç, güzel ve bakımlı bir emlak komisyoncusudur. Alain’e sessiz
ve boş evleri gösterir. İkisi arasındaki yapılacak bu ‘kira sözleşmesi’
aynı zamanda bir ilişki için de bahane işlevi görür. Mesafeli
davranışlar, kısa dokunuşlar, kaçamak bakışlar ve bir tutam mizahın
eşlik ettiği bir dans gibidir.
Alain’in söylemek istediği çok şey varken Marion onun sessiz kalmasını
istemektedir. Doğuştan zarif bir erkek olduğu için Alain Marion’un bu
isteğine saygı gösterir. İkisini bir araya getiren unsurlardan birisi
de aşk konusundaki belirli yaklaşımlarıdır. Bunlar, standartları asla
düşürmemek, alçaklığı ve korkaklığı kabul etmemek, insan ruhunun
derinliklerinde bulunan ve aşk duygusuna yol açan içgüdünün çok önemli,
gerekli ve başa çıkılamaz olduğunu bilmek, yaşanan her şeye rağmen bu
duygunun bitmemişlik hissi verdiğini kabul etmek şeklindedir.
Hepimizin hayatında gücü ölçülebilecek önemli duygular vardır. Tutkular
ve yalnızlık gibi… Bu iki duygu birbirine çok yakındır ve hayatı daha
dolu, daha yoğun, daha müzikal ve daha şehvetli kılar. Alain ile
Marion’un ilişkisi de böyle bir ilişkidir.”
Vizyona Giriş Tarihi 03.08.2007
Türü Duygusal
Ülke Fransa
Süresi
ve Yapım Yılı 112 dakika - 2006 Yönetmeni Xavier Giannoli Oyuncular Gérard Depardieu
Cécile De France
Mathieu Amalric
Christine Citti Senaryo Xavier Giannoli Müzik Alexandre Desplat Görüntü
Yönetmeni Yorick Le Saux
Dehşet Odası (Captivity)Ünlü manken Jennifer Tree,
bir seri katil tarafında tuzağa düşürülerek kaçılır ve hiç tanımadığı
bir taksi şoförüyle birlikte küçük bir odaya hapsedilir. Sadistçe
işkencelere maruz kalan Jennifer... + Yazının tümü
Bana Şans DileSakar, içine kapalı,
iletişimsiz lise öğrencisi Bahadır bir sabah uyanıp dünyayı
değiştirmeye karar verir. O sabah okula giderken beline taktığı
tabancayla sınıf arkadaşlarını rehin alıp onlara... + Yazının tümü