GENÇ yazar Mahir yeni kitabı
üzerinde çalışmaktadır. Ama hayatında meydana gelen önemli bir olay onu
yazmaktan uzaklaştırır ve hayatı tam bir kabusa dönüşür. Ancak yayınevi
Mahir’e yeni kitabını bitirmesi için baskı yapmaktadır. Ona bir hafta
süre tanırlar.
Çocukluğunun tüm anıları gözünde canlanır; onu tek başına büyütmüş
zarif ama güçlü annesi, sıcak komşuluk ilişkileri, karşı dairede
yaşayan evin bakıcısı neşeli matmazel Sona, yazar Sermet Bey ve onun
genç ve güzel kızı Aslı… Daha çocukken kendinden on yaş büyük olan
Aslı’ya aşık olan Mahir, onun tüm gizli oyunlarına dahil olmuş; ona
tutkuyla bağlanmıştır. Geçmişin o renkli günleri şimdiki hayatının
karanlığında Mahir’e bir sığınak olmuş, ilk aşkı onun için saplantı
halini almıştır.
Bu zor günlerinde karşı evin artık yaşlı bakıcısı Madam Sona bile ona
yardım edemez. Kitabı teslim etmezse, geçmişinin tüm izlerini taşıyan
evine haciz konulacaktır. Madam Sona bu kısa sürede ona yazmasını
hızlandıracak bir sekreter bulmayı önerir. 20 yaşındaki genç ve güzel
sekreter Sinem’le çalışmaya başlayan Mahir’in romanının baş kahramanı
bellidir: Aslı. Aslı’nın romandaki sevgilisi de Mahir’den başkası
değildir. Mahir romanda kendisini onunla yaşıt hayal etmiş; gerçek
hayatında gerçekleştiremediği bu düşü romanında canlandırma fırsatı
bulmuştur.
Bu roman geçmişinden izler taşımalıdır. Olaylar artık onun istediği
gibi gelişebilir, karakterler onun istediği gibi hareket edebilir.
Mahir’in romana başlamasıyla biz de yazarla beraber masalsı bir
yolculuğa çıkarız. Ta ki Sinem geçmişin karanlık sorularına cevap
arayana dek...
Aren Perdeci’nin yönettiği “Yanlış Zamanlar”ın başrollerinde Murat Onur
(Mahir), Canan Cemali (Aslı), Sinem Tuncer (Sinem), İlker Uysaler
(Mahir’in çocukluğu), Sermet Tezel (Sermet Bey) ve Karolin Sarı
(Matmazel Sona) var. Senaryosunu Aren Perdeci ve Canan Cemali’nin
birlikte yazdığı film, 34. Brüksel Film Festivali yarışma filmlerinden.
“Yanlış Zamanlar,” kendi içinde dört ayrı dünya içeriyor: Şimdi,
geçmiş, roman ve rüya. Filmde renkler, kamera kullanımı, oyunculuk,
ışık, kostüm, dekor, kurgu, ses, müzik ve bütün sinematik öğeler bu
dünyaları birbirinden ayırmak üzere tasarlanmış. Roman bölümü
Büyükada’da çekilmiş. Tarihi ve köklü Splendid Otelinde en renkli roman
sahneleri çekilmiş. Bunun dışında Haydarpaşa Garı, Doğu Ekspresi,
Rumeli Feneri, Yıldız Parkı Taksim ve Karaköy’deki eski sokaklar gibi
tarihi mekanlar filmin diğer sahnelerine mekan olmuş.
Filmin müzikleri de yine dört ayrı dünyayı temel alarak yapılmış ve bu
dünyaların tarzına göre farklı müzisyenlerle çalışılmış. Filmin orjinal
müziklerinde Saki Çimen, Mat ve Edvard Aris’le çalışılmış.
|